Yaza girmişken oldukça geç kalınmış bir yazı olduğunun
farkındayım ama süreci gösterebilmek için zamana ihtiyacımız vardı bu sefer. Zira baharda yaptığımız son şey sebze ekimiydi
ve biz ürünlerini daha yeni görmeye başladık.
Bahçe bizim işimiz
Bahardaki çalışmalarımızın bir kısmında bitkinin kısımlarını
öğretip hatta biraz da tozlaşmadan bahsedip, bahçemize sebzeler ektik.
Salatalık, biber, domates.. Bahçemizde bunun için çok büyük alanlar yoktu ama
tüm öğrenciler kendi topraklarını kendileri kazdılar, kendi sebzelerini
seçtiler ve fideleri özenle ( tamam kabul ediyorum bazen yamuk yumuk da olsa )
diktiler. Üstelik bunu yaparken yıl boyunca organik kompost makinesinde meyve
ve sebze atıklarından elde ettikleri organik topraklarını kullandılar. Verimli
toprakları, alın terleri ve öğretmenlerinin de sevgisiyle kocaman oldu
bahçemiz. Fotoğrafta kısmen belli oluyor ilk hali, dümdüz toprak alan şimdi yemyeşil ,
hatta kırmızı domateslerle süslenmiş durumda ^.^
Bahçenin ilk hali
Bahçenin şimdiki hali :)
Biz bunları yaparken, elimizi topraktan çıkarıp bir de
raporlama yaptık. Yeri geldi yerde , yeri geldi kenarda köşede ekoloji
defterlerimize fidelerimizi ve aşamalarını çizdik. Özellikle 4.sınıflarda
raporlama işini işte budur diye mutlulukla ve gururla tamamladık. Dönem boyunca
kim sulasın diye tartışmalar da yaşadık tabi ama bunlar hep çok sevmekten J
1.sınıflardan bir öğrencimin raporu
Tabiki 4.sınıflardan bir öğrencim
Kendi enerjisini kendisi üreten, doğaya zarar vermeyen,
israf etmeyen , tüketici değil üretici bir okulda çalışmak hayalimdi. Bahar
çalışmalarında bunun en somut halini gördüm. Çocuklar evlerinden meyve
kabukları getirdiler, kompost makinesinin tüm çilesine rağmen onu toprağa
dönüştürdük, sonra o toprakla sebze ektik ve üretime geçtik. Bu döngü
içerisinde doğaya aykırı olan, hiçbir şey yoktu. Tamda hayalimdeki gibi.
Ben öğretmenliğe başlarken, eğitim derslerinde öğrendiğimiz
Köy Enstitülerindeki felsefeyi yapabileceğim bir yer olmasını çok istemiştim. Yolum
düşer mi bilmiyorum ama bi gün köy okullarında da çalışmak istiyorum. Matematiği
ağaç dallarını sayarak öğrensin, sanatı
mısır koçanlarından yapsınlar.. Köylerinde ne yetişiyorsa onu üretsinler, onu
üretirken anatomisini öğrensinler, Türkiyenin endemik bitkilerinin listesini
çıkarsınlar. Güne doğa yürüyüşü ile
başlasınlar, ilkokuldan iki enstrüman öğrenerek ayrılsınlar. Bunu bir projenin
girişi olarak sayıyorum şimdilik, nasip olar mı bence olar J
Hı bir de bahsetmeyi unutmuşum, bizim bu süreçte çok güzel bir ekoloji panomuz oldu. 1. ve 2. snıflar bitki broşürü tasarladılar, bitkinin çiçek, gövde, yaprak ve kök kısımlarını belirtip içlerine görevlerini yazdılar. 3. ve 4. sınıflar ise taç ve çanak yaprak terimlerini de öğrenip kendi bitkilerini tasarlayıp üzerine kısımlarını yazdılar :)
Özellikle fen öğretmenleri için ışık
konusu ile ilgili yeni bir fikir sunmak istiyorum. Ben ilkokul 4.sınıf seviyesi
ile birlikte yaptım ama ışık ile ilgili müfredat kazanımlarının dahilinde başka
sınıf seviyelerinde de yapılabilir. Önce biraz sorgulamacı (inquiry) eğitim
yaklaşımından bahsedeceğim, ardından da aktiviteyi sınıf ortamdan nasıl
uyguladığımdan bahsedip önerilerde bulunmaya çalışacağım.
Eğitim alanındaki yaklaşımlar
yıllardır yapılan çalışmalar ışığında değişmiş ve dönüşmüştür. Bu süreci geleneksel
(verification diyebiliriz) yöntemden sorgulamacı yönteme doğru bir yol olarak
belirtebiliriz. Önceleri, öğretmenin sınıftaki rolü öğreten, anlatan, verici
konumda iken artık rehber konumuna gelmiştir. Bilginin her yerden kolayca
erişilebildiği bir dünyada yaşarken bu değişim çok da şaşırtıcı değil aslında.
Youtubeda milyonlarca eğitim videosu var. Vikipedia tüm sorularımıza yanıt
veriyor. Google öğrencilerin yeni ansiklopedisi. Dolayısıyla, öğrenme ortamları
da bilgi akışından ziyade bilginin oluşturulmasına yönelik hale geldi. Bu
anlamda sorgulamacı eğitim, sorular ve keşiflerle öğrencinin bilgiyi bulmasına
yönelik olarak değiştirildi ve düzenlendi.
Bugünki aktivitemize gelince.. Bu
dersten çıkınca öğrencilerden beklediğimiz kazanımlar şunlar;
·Öğrenciler spektroskop yaparak beyaz ışığın
içinde barındırdığı renkleri fark eder.
·Öğrenciler yaptıkları spektroskop ile florasan
lamba ile diğer lambanın farklı ışık spektrumlarına sahip olduğunu keşfeder.
Sorgulamamız, tabiî ki sorularla
başladı.
·Güneşin rengi nedir?
·(Florasan ışığı ve el fenerini göstererek) Bu
ikisinin rengi nasıl gözüküyor?
·Sizce beyaz ışık içinde birden fazla rengi
barındırabilir mi? Öyleyse hangi renkleri?
·Florasan da güneş de bize beyaz ışık olarak
gözüküyor, peki sizce ikisinde de aynı renkler mi vardır?
Bu sorular öğrencilerin aklında ilk şüpheyi oluşturmada yardımcı oldu.
Günün sorusunu bilim defterlerine kaydettirdikten sonra bu soruların cevabını
bulmak için bir araç geliştireceğimizi söyledim. Yapacağımız aracın ismi
Spektroskop. Yani ışık spektrasını bize gösteren alet. Bunun için gereken
malzemelerimiz;
·Siyah karton,
·Eski bir koli ( geri dönüşüm yapıyoruz çünkü J )
·Falçata, makas, bant
·Cd
Ben falçata
kullanımını yaşlarına uygun bulmadığım için koliyi A4 ölçüsünde kestim. Boyutu
ayarlarken rulo haline gelip gelmediğini kontrol ettim. Ardından şekilde
görüldüğü gibi hilal şeklinde bir kesik açtım. Bu hilal şeklindeki kesiğin iki
yanına da minik kare şeklinde boşluk oluşturdum. Bu boşluk öğrencilerinin
gözlem yapacağı yer, dolayısıyla rulo yapıp üst üste denk getirdikten sonra
gözünüzle alanı kontrol edebilirsiniz.
Sınıfta spektroskop modelini
hazırladığım slayt üzerinden gösterdim ve grup çalışması yapmaları için onları
özgür bıraktım. Önce koliyi rulo haline getirmelerini ve kare boşluklar üst
üste gelmesine dikkat ederek bantlamalarını istedim. Bu ruloyu daha iyi
gözükmesi için siyah kartonla kapatabileceklerini belirttim. Rulonun açıkta
kalan alt ve üst kısımları için daire şeklinde bir parça keserek kapatmaları
gerektiğini söyledim. Üstteki daireye makasla ince bir çizik atmalarının ışığı
gözlemlemek adına önemli olduğunu söyledim.
Öğrencilerimin yaptığı spektroskop
Yaptığımız üründe
hilal şeklinde olan kesiğe CDyi eklediğimizde tamamdır! Önce güneş ışığında
gördükleri renkleri, ardından karanlık bir ortamda sadece florasan fener
ışığında gözlemlemelerini sağladım.
Sonuç olarak florans
ışıkta kırmızı yeşil ve mor renk aşağı doğru paralel şekilde ve kesikli olarak
gözükürken, normal ışıkta tüm renkler –kırmızı,turuncu,sarı, yeşil,mavi,mor-
bütüncül şekilde bellidir. Sebep sonuç ilişkisini kurmaları için onlara tahmin
süresi verdim. Yakaladığım cevaplar üzerinden “florans içindeki gazlar
sayesinde ışık oluştururken, normal lambada önce yanma gerçekleşir ve
filamentlerden ışık saçılır. İkisinin ışığı, CD yüzeyine yansıtıldığında beyaz
ışığın içindeki renkler farklı açılarla yansıyarak ortaya çıkar. “ açıklamasını
yaptım.
Aktivite
bilimsel süreçleri sınıf içinde gerçekleştirmek adına da önemli katkıda
bulunuyor. Çünkü bir soruyla başlıyorsunuz. Bilim insanları gibi şüphe ve merak
duygusunu öğrencide harekete geçiriyorsunuz. Sonra bu soruyu cevaplayabilmek
için neler yapacağımızı düşündürüp rehberlik ediyor ve bir alet tasarlamalarını
sağlıyorsunuz. Yaptıkları ürün ile birlikte denemeler yapmalarını sağlayıp veri
toplamalarına olanak sağlıyorsunuz. Ve öğrenci, siz açıklamayı yapmasanız da
sonucu denemesi ile birlikte kendi buluyor. Hem farklı bir bilgi ediniyor hem
de bunu kendisi buluyor. Öğrenmenin, öğrenciye haz vermesi için her basamağı
sınıf ortamında sağlamış oluyorsunuz.
Yapım aşamalarını gözlemlemeniz açısından spektroskop yapımını öğrendiğim siteyi ve videoyu paylaşayım.
Işık
konusuna başlarken ışık kaynakları ile ilgili resimler verip doğal ve yapay
olarak sınıflandırmalarını isteyebilir, ışığın nasıl bir yol izlediğini bir
lazer ışığı üzerine toz atarak ispatlayabilirsiniz. Yani pat diye spektroskop
yapmadık biz :D önce ışıkla ilgili belli bir birikim sahibi olmalarını
bekledik, sonra peki ya böyleyse diyerek sorgulamaya başladık.
Bilimi, bilimsel süreçleri sınıfa taşımak çok da zor değilmiymiş :) Uygulayan öğretmenlerden yorumlarını bekliyorum.Tüm öğretmenlerime çokçok kolay gelsin !