inquiry etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inquiry etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Aralık 18, 2016

Kaşık mı Deneyi???

Merhaba ^.^

Bugün yeni bir deneyle devam ediyoruz. Yine malzemeleri herkesin evinde, okulunda bulunan kolay malzemeler. Üstelik bilimsel pratiklere dayandırıldığında da gayet iyi işliyor..

Bu hafta çocuklarda çokça fark ettiğim bir problem üzerine neler yapabilirim diye düşündüm. Siz de birkaç çocukla konuşsanız zihinlerindeki bilim insanı algısını hemencecik ortaya çıkarabilirsiniz. Çocuklar genelde bilim insanını, doğa üstü işler yapan, sihirli robotlar geliştiren varlıklar olarak tanımlıyorlar. Bunun yanında, çoğu insan olduğunu bile düşünmüyor. Yani somut bir fikir bir türlü oluşmuyor.

Bu algıyı yenebilmek için yurt dışında bir örnek görmüştüm. Youtubeda bir seri halinde “astronotlar uzayda nasıl yaşıyor” ile ilgili videolar var. Onların da bizim gibi bir insan olduğunu, yemek yediğini, dişini fırçaladığını gösteren gayet günlük videolar bunlar. Çocuklar için de etkili oluyor. Zihinlerinde somut bir şey haline geliyor böylelikle. Bence en önemli bir diğer yanı da bilim insanı olmayı hedefi haline getirebiliyor. Çünkü ne kadar ulaşılabilirse, o kadar hedeftir. Zira bu astronot videolarından ve derslerinden sonra, ben astronot olucam öğretmenim diyen pek çok mini minnak öğrenci gördüm.

 Bu sebeple ben de bir bilim insanıyla başladım derse. Konumuz iletken ve yalıtkan olunca, Benjamin Franklin olmazsa olmazdı. Bilim çocuk dergisinin ( bu ülkenin en güzel şeylerinden biri bu dergi) , Simit ve Peynir ile Bilim insanı öyküleri diye bir kısmı var. O bölümde pek çok bilim insanına yer veriyorlar. Benjamin’in olduğu bölümü bulup indirdim ve bir poster haline getirdim, fotoğrafta gözüktüğü gibi. Hikayeyi de onları meraklandıracak şekilde okudum. Güzel sorular sordu çocuklar..
-Öğretmenim, Benjamin kız mı erkek mi?
-Benjamin nerede doğmuş?
-Neyi bulmuş? ..
Benjaminin hikayesini okurken bir kısmı anlatmadım.(Foto dersin sonunda çekildiği için tüm bölümler açık ama aslında bir parça arka yüzünden yapıştırılmıştı) Şöyle ki, Benjamin uçurtma ile yağmurlu ve bol yıldırımlı bir günde bir deney yapıyor. Uçurtmasına bir anahtar takıyor. Amacı anahtarın, iletken olup olmadığını belirlemek. Ben çocuklara uçurtmasına ne taktığını söylemedim, bunun yerine yaptığınız deneyin sonunda ne kullandığını siz tahmin edeceksiniz dedim.

Ardından onlara malzemeler verdim. Plastik, metal ve tahtadan olmasına özen gösterdiğim oyuncak, kalem, kutu, kaşık gibi malzemeler bunlar. Ardından iki tane grup yapmalarını istedim. Yönergemi verirken, “ önünüzdeki malzemeleri en çabuk ısınanlar ve çoook yavaş ısınanlar olarak iki gruba ayırın” dedim. Kafalar biraz karışmıştı tabi, aynı grupta hem metal hem tahta hem de plastik görmek mümkündü.

Yaptıkları sınıflandırmayı anlamaları için bir deney yapmaya karar verdik. Plastik, tahta ve metal kaşıklara aynı boyutta margarin koyduk ve aynı sıcaklıktaki suyun içine bıraktık. Tahminlerini dinledim. Sizce, hangi kaşık en çabuk kaydırır bu yağı? Hıphızlı ısınıp en tepedeki yağı kaydıran hangi kaşık olabilir?  Çocuklar plastik ve tahtaya yöneldiler. Bir tanesi demir kaşık dedi.. Sonra koyduk önümüze kaşıkları gözlem yaptık. Aa ne görelim J Metal kaşıktaki yağ 5 dakika içerisinde kayıverdi. Bizde 1. Kaşıkkkkk… Metaaaaalll diye kutladık. Deneyimizin sonucunu da yine not aldık.


Sonra onlara bir model yapmalarını istedim. Kendi hayatlarını da içine katmak için, evinizde ısıyı hemencecik ileten bir malzemeyi çizmelerini istedim. Aman efendim, tost makineleri, çaydanlıklar, tavalar J Pek güzel modellemeyi yaptık.

En baştaki soruya döner isek, Benjamin ne kullanmış olabilirdi? Bir plastik mi? Bir tahta mı? Bir metal mi yoksa? Tabiiiki demir öğretmenim deyince bir mutlu oldum tabi.Sonra tahmin ettiler ama anahtar akıllarına gelmedi.  Hikayeyi de tamamladık, dersi de..

Hem bilim insanını hem bilimse pratikleri içine kattığımız, zihinlerin bol bol çalıştığı güzel bir ders oldu. Bu ve bunun gibi pek çok deney var piyasada. Önemli olan deneyin içeriğini zengin tutmak. Bilimin doğasından uzaklaşmadan, tahmin ettirerek, veri toplayarak, kendi yaşamından örnekler katarak zenginleştirebilmek asıl olan.


Çocuğun gelişimine önem veren, dersine bilimi katan anne/baba ve tüm öğretmenlere sevgi ve saygıyla .. 

Mart 20, 2016

Işık Gerçekten Beyaz mı?

Özellikle fen öğretmenleri için ışık konusu ile ilgili yeni bir fikir sunmak istiyorum. Ben ilkokul 4.sınıf seviyesi ile birlikte yaptım ama ışık ile ilgili müfredat kazanımlarının dahilinde başka sınıf seviyelerinde de yapılabilir. Önce biraz sorgulamacı (inquiry) eğitim yaklaşımından bahsedeceğim, ardından da aktiviteyi sınıf ortamdan nasıl uyguladığımdan bahsedip önerilerde bulunmaya çalışacağım.
Eğitim alanındaki yaklaşımlar yıllardır yapılan çalışmalar ışığında değişmiş ve dönüşmüştür. Bu süreci geleneksel (verification diyebiliriz) yöntemden sorgulamacı yönteme doğru bir yol olarak belirtebiliriz. Önceleri, öğretmenin sınıftaki rolü öğreten, anlatan, verici konumda iken artık rehber konumuna gelmiştir. Bilginin her yerden kolayca erişilebildiği bir dünyada yaşarken bu değişim çok da şaşırtıcı değil aslında. Youtubeda milyonlarca eğitim videosu var. Vikipedia tüm sorularımıza yanıt veriyor. Google öğrencilerin yeni ansiklopedisi. Dolayısıyla, öğrenme ortamları da bilgi akışından ziyade bilginin oluşturulmasına yönelik hale geldi. Bu anlamda sorgulamacı eğitim, sorular ve keşiflerle öğrencinin bilgiyi bulmasına yönelik olarak değiştirildi ve düzenlendi.
Bugünki aktivitemize gelince.. Bu dersten çıkınca öğrencilerden beklediğimiz kazanımlar şunlar;
  • ·         Öğrenciler spektroskop yaparak beyaz ışığın içinde barındırdığı renkleri fark eder.
  • ·         Öğrenciler yaptıkları spektroskop ile florasan lamba ile diğer lambanın farklı ışık spektrumlarına sahip olduğunu keşfeder.

Sorgulamamız, tabiî ki sorularla başladı.
  • ·         Güneşin rengi nedir?
  • ·         (Florasan ışığı ve el fenerini göstererek) Bu ikisinin rengi nasıl gözüküyor?
  • ·         Sizce beyaz ışık içinde birden fazla rengi barındırabilir mi? Öyleyse hangi renkleri?
  • ·         Florasan da güneş de bize beyaz ışık olarak gözüküyor, peki sizce ikisinde de aynı renkler mi vardır?

Bu sorular öğrencilerin aklında ilk şüpheyi oluşturmada yardımcı oldu. Günün sorusunu bilim defterlerine kaydettirdikten sonra bu soruların cevabını bulmak için bir araç geliştireceğimizi söyledim. Yapacağımız aracın ismi Spektroskop. Yani ışık spektrasını bize gösteren alet. Bunun için gereken malzemelerimiz;

·         Siyah karton,
·         Eski bir koli ( geri dönüşüm yapıyoruz çünkü J )
·         Falçata, makas, bant
·         Cd
Ben falçata kullanımını yaşlarına uygun bulmadığım için koliyi A4 ölçüsünde kestim. Boyutu ayarlarken rulo haline gelip gelmediğini kontrol ettim. Ardından şekilde görüldüğü gibi hilal şeklinde bir kesik açtım. Bu hilal şeklindeki kesiğin iki yanına da minik kare şeklinde boşluk oluşturdum. Bu boşluk öğrencilerinin gözlem yapacağı yer, dolayısıyla rulo yapıp üst üste denk getirdikten sonra gözünüzle alanı kontrol edebilirsiniz.


Sınıfta spektroskop modelini hazırladığım slayt üzerinden gösterdim ve grup çalışması yapmaları için onları özgür bıraktım. Önce koliyi rulo haline getirmelerini ve kare boşluklar üst üste gelmesine dikkat ederek bantlamalarını istedim. Bu ruloyu daha iyi gözükmesi için siyah kartonla kapatabileceklerini belirttim. Rulonun açıkta kalan alt ve üst kısımları için daire şeklinde bir parça keserek kapatmaları gerektiğini söyledim. Üstteki daireye makasla ince bir çizik atmalarının ışığı gözlemlemek adına önemli olduğunu söyledim.



Öğrencilerimin yaptığı spektroskop

Yaptığımız üründe hilal şeklinde olan kesiğe CDyi eklediğimizde tamamdır! Önce güneş ışığında gördükleri renkleri, ardından karanlık bir ortamda sadece florasan fener ışığında gözlemlemelerini sağladım.
Sonuç olarak florans ışıkta kırmızı yeşil ve mor renk aşağı doğru paralel şekilde ve kesikli olarak gözükürken, normal ışıkta tüm renkler –kırmızı,turuncu,sarı, yeşil,mavi,mor- bütüncül şekilde bellidir. Sebep sonuç ilişkisini kurmaları için onlara tahmin süresi verdim. Yakaladığım cevaplar üzerinden “florans içindeki gazlar sayesinde ışık oluştururken, normal lambada önce yanma gerçekleşir ve filamentlerden ışık saçılır. İkisinin ışığı, CD yüzeyine yansıtıldığında beyaz ışığın içindeki renkler farklı açılarla yansıyarak ortaya çıkar. “ açıklamasını yaptım.
                Aktivite bilimsel süreçleri sınıf içinde gerçekleştirmek adına da önemli katkıda bulunuyor. Çünkü bir soruyla başlıyorsunuz. Bilim insanları gibi şüphe ve merak duygusunu öğrencide harekete geçiriyorsunuz. Sonra bu soruyu cevaplayabilmek için neler yapacağımızı düşündürüp rehberlik ediyor ve bir alet tasarlamalarını sağlıyorsunuz. Yaptıkları ürün ile birlikte denemeler yapmalarını sağlayıp veri toplamalarına olanak sağlıyorsunuz. Ve öğrenci, siz açıklamayı yapmasanız da sonucu denemesi ile birlikte kendi buluyor. Hem farklı bir bilgi ediniyor hem de bunu kendisi buluyor. Öğrenmenin, öğrenciye haz vermesi için her basamağı sınıf ortamında sağlamış oluyorsunuz.
Yapım aşamalarını gözlemlemeniz açısından spektroskop yapımını öğrendiğim siteyi ve videoyu paylaşayım.

                Işık konusuna başlarken ışık kaynakları ile ilgili resimler verip doğal ve yapay olarak sınıflandırmalarını isteyebilir, ışığın nasıl bir yol izlediğini bir lazer ışığı üzerine toz atarak ispatlayabilirsiniz. Yani pat diye spektroskop yapmadık biz :D önce ışıkla ilgili belli bir birikim sahibi olmalarını bekledik, sonra peki ya böyleyse diyerek sorgulamaya başladık.

                Bilimi, bilimsel süreçleri sınıfa taşımak çok da zor değilmiymiş :) Uygulayan öğretmenlerden yorumlarını bekliyorum.Tüm öğretmenlerime çokçok kolay gelsin !