bilim eğitimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilim eğitimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ekim 09, 2016

Tez yolundan Selamun Aleyküm :))


Merhabalar,

Videoda da belirttiğim gibi, sosyal bilimlerde bir tez öğrencisi olarak yeni başlayanlar için ne gibi yollardan geçeceklerini ve bu yolları kolayca atlatmak için neler yapabileceklerini anlatacağım bu yazıda..

Bu yazıyı yazmak istedim çünkü süreçte zorlandığım pek çok şey oldu deneyimsizlik sebebiyle, o yüzden yeni başlayanların kaygılarını azaltmayı bir görev olarak üstlendim kendime. Herkes öyle midir bilmem ama nelerle karşılaşacağımı önceden bilmek, bunların üstesinden gelmek için çözümler görmek beni çok rahatlatır. Umarım bu yazıda okuyanlar için faydalı olur.

Ben kendi sürecimde yapılabilecek tüm yanlışları yaptım o yüzden karşılaşılabilecek tüm hatalara da hakimim =)) Şimdi sırayla ben ettim siz etmeyin listesi sunacağım.

     1)      Konu belirlemek.
Açıkçası sorun yaşamadığım tek yer buydu. Uzun süredir (üni 2.sınıftan beri) aklımda olan bir konu üzerinde ilerledim ben. Ama bunu hiç bi zaman stratejik bir şekilde yapmadım. En çok sevdiğim, ilgi duyduğum şeye karar verdim. Bunu yaparken her şeyi denedim aslında.  Okul öncesi, psikoloji, moleküler biyoloji bile ilgi alanımdı. Hepsini gördüm, denedim ve eleyerek ilerledim. Stajlar yaptım, seminerlere gittim, ders aldım , kitaplar okudum ve hangisiyle uzun süre ilerlersem sıkılırım diye düşündüysem onları eledim azalttım ve hedef noktasına ulaştım.

 2)      Taslak oluşturmak
İnanılır gibi değil ama bu konuda da aşırı zorlanmadım. Konunun literatür taramasını yaparken zaten daraltma ihtiyacı duyuyorsunuz. Mesela ilgi alanınız diyelim ki fen bilgisi eğitimi. Makale araştırmasında fen bilgisi eğitimi yazdığınızda, müfredat, uygulama, öğretmen görüş ve algıları, öğrenci görüşler/kavram yanılgıları gibi pek çok başka başlıklarla karşılaşıcaksınız doğal olarak. Ve hüzünlü bir haber vereyim ki onların çoğunu da okuyacaksınız. Okuduktan sonra ( ömrünüzden uzun bir vakit gittikten sonra) ya kaydedip o konuyla yolunuza devam edeceksiniz ya da yeni araştırmalar yapmak (ömrünüzden bi ömür daha tüketmek) için tekrar bilgisayar başına. Konunuzu iyice daralttıktan sonra taslağınızı oluşturabilirsiniz. Örneğin fen bilgisi eğitiminde kalıtım konusu ile ilgili öğrencilerin kavram yanılgıları olarak belirlediyseniz, araştırmanıza ortaokul öğrencileri kavram yanılgıları, kalıtım konusu eğitimi, öğretmenlerin kalıtım konusundaki öğretme yöntemleri gibi daha özelleştirerek araştırabilir, alt başlıklarınızı oluşturabilirsiniz.

     3)    Kaynak araştırması
Önemli ve zamanının çoğunu alan kısımlardan biri de kaynak araştırmak. Yaptığım denemeler sonucunda anladım ki elinizde ciddi bir kaynak var ise konuyla ilgili, onun referanslarından yola çıkarak ilerlemek oldukça kolaylaştırıcı. Okuduğunuz makalelerden birini çok iyi ve yararlı bulduysanız, okurken verdiği referanslara bakmanız faydalı olacaktır.

    4)      Kaynakların sınıflandırılması
Kaynakları bulduktan sonra ben farklı klasörde gruplamıştım. Aynı örnekten yola çıkarsak kavram yanılgıları bir klasörde, öğretmen görüşleri bir başka klasörde toplanabilir. Böylelikle literatürünüzü yazarken makaleyi bulmanız kolaylaşır. Bir diğer yol  da makaleyi yazarların soyismi ve tarihi ile kaydetmek. Zamanla yazarların soyisimlerine hakim oluyorsunuz, bu yüzden benim için kolaylaştırıcı oldu bu yöntem. Örneğin,  Solmaz, 2009 diye kaydedebilirsiniz.

5)     Yazım aşaması
Taslağı oluşturdunuz, kaynaklarınızı topladınız derlediniz ve geldi yazma vakti. Zaten kaynağınızı buldukça yazma süreci de başlamış demektir, çok da birbirinden ayrı süreçler değiller. Önce yazmak için açtığınız word dosyasını üniversitenizin tez rehberine (thesis guideline) uygun şekilde dizayn edin. Muhtemelen bulunduğunuz enstitünün web sayfasındadır, okuyup uygulayın. Sonra bir içerik sayfası yapın. Evet sürekli değişecek ama önünüzde bir taslak olarak kalacaktır.

 Yazarken en önemli tavsiyem, makaleyi okurken pdf üzerinde altını çizin ve yanına not alın önemli gördüyseniz. Eğer o anda tez belgenize yazıyorsanız da hemen referans kısmına ekleyin. Tez içinde zaten Solmaz(2009) diye belirttiğiniz ve referansa da eklediğiniz için o artık sapasağlam bir şekilde teziniz içinde yer alacaktır.

 O günlük yazı işini bitirdiyseniz ya da danışmanıza gönderecekseniz belgeyi günün tarihiyle kaydedin. Yani tabi bu danışmanınızla olan ilişkinize de bağlı ama kronolojik olarak görmek adına biz faydalı bulduk. 

Belgenizi kaydetmenizin ardından yarın için bir yapılacaklar (to do list) hazırlayın, işe gidenler genelde günün yoğunluğuyla nerede kaldıklarını ve ne yapacaklarını unuturlar o yüzden to do list kurtarıcıdır :) . Bir de makaleyi okudunuz diyelim, literatürde değilde metot kısmında bir şeyi beğendiniz, hemen yine kaynağı belirtip kısaca nasıl işe yarayacağını bir deftere kaydedin, lazım olur






Bunun haricinde ben bir de referanslarımı somut olarak görmek adına kağıda da geçirmiştim. Yine gruplara ayırarak hangi konudan ne kadar makalem var ve ne kadarını okudum görebilmek adına iyi oldu. Okuyup, teze eklediğim makaleleri tikledim ve daha ne kadar makalem kaldığını da görebiliyor oldum böylelikle.



Son önerim de yine danışmanınıza bağlı olarak değişir ama bölümler arasında gidiş geliş yapın. Yani biraz literatür yazın eğer çok daraldıysanız biraz metoda dönün.

  6)    Etik Kurullar- Belgeler Başvurular
Belge işiyle hiç hoşlanmadığım için hep en son ana bıraktım ben. Ama hiç de öyle korkulu şeyler değilmiş. Enstitünüzün sayfasında etik kurul ile ilgili doldurmanız gereken belgeler zaten var. Onları çalışmanızın metot kısmına kadar olan yeri anlatarak dolduruyorsunuz. Danışmanınız onay verince çıktısını alıp enstitüye bırakıyorsunuz. Ve onay mailini dört gözle bekliyorsunuz :)

     7)   Jüri Üyeleri
Sizin ya da danışmanınızın belirlediği jüri üyelerine abstract- intro- lit- metot ve referanslardan oluşan belgenizi gönderiyor ve sunumunuza davet ediyorsunuz. Aynı zamanda hard copy halinde belgenizi ellerine de ulaştırıyorsunuz.



Ben şimdilik bu aşamaya geldim, sunumu yaptıktan sonrayı ve uygulama hallerini de buradan yazarım :) Herkese bol akademili kolaylıklı günler diliyorum!

Temmuz 03, 2016

Baharda neler yapalım-3

Hellooööö!
Yaza girmişken oldukça geç kalınmış bir yazı olduğunun farkındayım ama süreci gösterebilmek için zamana ihtiyacımız vardı bu sefer.  Zira baharda yaptığımız son şey sebze ekimiydi ve biz ürünlerini daha yeni görmeye başladık.
Bahçe bizim işimiz
Bahardaki çalışmalarımızın bir kısmında bitkinin kısımlarını öğretip hatta biraz da tozlaşmadan bahsedip, bahçemize sebzeler ektik. Salatalık, biber, domates.. Bahçemizde bunun için çok büyük alanlar yoktu ama tüm öğrenciler kendi topraklarını kendileri kazdılar, kendi sebzelerini seçtiler ve fideleri özenle ( tamam kabul ediyorum bazen yamuk yumuk da olsa ) diktiler. Üstelik bunu yaparken yıl boyunca organik kompost makinesinde meyve ve sebze atıklarından elde ettikleri organik topraklarını kullandılar. Verimli toprakları, alın terleri ve öğretmenlerinin de sevgisiyle kocaman oldu bahçemiz. Fotoğrafta kısmen belli oluyor ilk hali, dümdüz toprak alan şimdi yemyeşil , hatta kırmızı domateslerle süslenmiş durumda ^.^

Bahçenin ilk hali









Bahçenin şimdiki hali :)

Biz bunları yaparken, elimizi topraktan çıkarıp bir de raporlama yaptık. Yeri geldi yerde , yeri geldi kenarda köşede ekoloji defterlerimize fidelerimizi ve aşamalarını çizdik. Özellikle 4.sınıflarda raporlama işini işte budur diye mutlulukla ve gururla tamamladık. Dönem boyunca kim sulasın diye tartışmalar da yaşadık tabi ama bunlar hep çok sevmekten J
1.sınıflardan bir öğrencimin raporu



Tabiki 4.sınıflardan bir öğrencim















Kendi enerjisini kendisi üreten, doğaya zarar vermeyen, israf etmeyen , tüketici değil üretici bir okulda çalışmak hayalimdi. Bahar çalışmalarında bunun en somut halini gördüm. Çocuklar evlerinden meyve kabukları getirdiler, kompost makinesinin tüm çilesine rağmen onu toprağa dönüştürdük, sonra o toprakla sebze ektik ve üretime geçtik. Bu döngü içerisinde doğaya aykırı olan, hiçbir şey yoktu.  Tamda hayalimdeki gibi.

Ben öğretmenliğe başlarken, eğitim derslerinde öğrendiğimiz Köy Enstitülerindeki felsefeyi yapabileceğim bir yer olmasını çok istemiştim. Yolum düşer mi bilmiyorum ama bi gün köy okullarında da çalışmak istiyorum. Matematiği  ağaç dallarını sayarak öğrensin, sanatı mısır koçanlarından yapsınlar.. Köylerinde ne yetişiyorsa onu üretsinler, onu üretirken anatomisini öğrensinler, Türkiyenin endemik bitkilerinin listesini çıkarsınlar.  Güne doğa yürüyüşü ile başlasınlar, ilkokuldan iki enstrüman öğrenerek ayrılsınlar. Bunu bir projenin girişi olarak sayıyorum şimdilik, nasip olar mı bence olar J


 Hı bir de bahsetmeyi unutmuşum, bizim bu süreçte çok güzel bir ekoloji panomuz oldu. 1. ve 2. snıflar bitki broşürü tasarladılar, bitkinin çiçek, gövde, yaprak ve kök kısımlarını belirtip içlerine görevlerini yazdılar. 3. ve 4. sınıflar ise taç ve çanak yaprak terimlerini de öğrenip kendi bitkilerini tasarlayıp üzerine kısımlarını yazdılar :)
Ekoloji panomuz

Şubat 21, 2016

Merhaba :)



Mer haa baa! 

Aslında blog açmak çoktandır aklımda olan bir şeydi ama zorunlu olmayınca hep ertelenir ya,bende bir süredir erteliyordum. Ta ki masterın bu son döneminde aldığım İleri Çocuk Gelişimi dersinde zorunlu olana kadar. Bu ders güzel bir vesile olsun ve başlayalım madem.

Ben 2014 yılında Boğaziçi Üniversitesinde Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünü bitirdim. 5 yıl çektiğimiz çile yetmediğinden olacak yüksek lisansa başvurdum ve kabul edildim. Bakmayın çile dediğime, hocalarımızın teşviklerinden mi, o manzaranın güzelliğinden mi , yoksa her şeyi bulabildiğimiz kütüphanesinden mi bilmiyorum derslerde yaşadığımız zorlukları, iki saat uykuyla girdiğimiz finalleri çabucak unutuveriyor insan ve her defasında koşarak gidiyor derse. Yüksek Lisans Kabul listesinde adımı gördüğüm an hala dün gibi aklımdayken ne çabuk geçmiş 2 yıl :( Hoş zaten resmi olarak 2016 da bitmesi gereken bir yüksek lisansım var ama lakin ki öyle olması pek mümkün görünmüyor şimdilik. Bi süre daha devam edecek mutluluk ^.^ 

Oyun oynamayı, boya yapmayı, çocuklarla birlikte olmayı çok sevdiğimi fark ettim Boğaziçi sayesinde. Aldığım çocuk gelişim dersleri, okul öncesi seviyesinde yaptığım stajlar, okuduğum makaleler derken ben alanımı ortaokuldan alıp ilköğretim ve ana sınıfı seviyesine adapte etmeye niyet ettim. Hiç stratejik olarak başlamadığım bu alan, zamanla fark ettim ki Türkiye'de büyük bir eksiklikmiş meğersem. Gittiğim seminerlerde, eğitimlerde, öğretmenlerle olan etkileşimlerimde bilim eğitiminin ( Türkiyede fen diyoruz ama bence "science" kelimesi bilim diye çevrilince daha anlamlı oluyor) pek olmadığını ve daha kötüsü pek de önemsenmediğini fark ettim. 

Bu sebeple öğrenmeye açık olan herkesi buraya davet ediyorum. Bu ülkede eğitim alanında güzel şeyler olana kadar yaptığım aktiviteleri, çocuklarla oynadığım oyunları, okuduğumuz kitapları ve makaleleri burada paylaşacağım. Somut örnekler görüldüğünde ve birileri yapıyor demek ki yapılabilir hissi uyandığında daha iyi bir eğitim için adım atmış olacağız. 

O zaman Bismillah :)