bilimselbeceriler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilimselbeceriler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Temmuz 03, 2016

Baharda neler yapalım-3

Hellooööö!
Yaza girmişken oldukça geç kalınmış bir yazı olduğunun farkındayım ama süreci gösterebilmek için zamana ihtiyacımız vardı bu sefer.  Zira baharda yaptığımız son şey sebze ekimiydi ve biz ürünlerini daha yeni görmeye başladık.
Bahçe bizim işimiz
Bahardaki çalışmalarımızın bir kısmında bitkinin kısımlarını öğretip hatta biraz da tozlaşmadan bahsedip, bahçemize sebzeler ektik. Salatalık, biber, domates.. Bahçemizde bunun için çok büyük alanlar yoktu ama tüm öğrenciler kendi topraklarını kendileri kazdılar, kendi sebzelerini seçtiler ve fideleri özenle ( tamam kabul ediyorum bazen yamuk yumuk da olsa ) diktiler. Üstelik bunu yaparken yıl boyunca organik kompost makinesinde meyve ve sebze atıklarından elde ettikleri organik topraklarını kullandılar. Verimli toprakları, alın terleri ve öğretmenlerinin de sevgisiyle kocaman oldu bahçemiz. Fotoğrafta kısmen belli oluyor ilk hali, dümdüz toprak alan şimdi yemyeşil , hatta kırmızı domateslerle süslenmiş durumda ^.^

Bahçenin ilk hali









Bahçenin şimdiki hali :)

Biz bunları yaparken, elimizi topraktan çıkarıp bir de raporlama yaptık. Yeri geldi yerde , yeri geldi kenarda köşede ekoloji defterlerimize fidelerimizi ve aşamalarını çizdik. Özellikle 4.sınıflarda raporlama işini işte budur diye mutlulukla ve gururla tamamladık. Dönem boyunca kim sulasın diye tartışmalar da yaşadık tabi ama bunlar hep çok sevmekten J
1.sınıflardan bir öğrencimin raporu



Tabiki 4.sınıflardan bir öğrencim















Kendi enerjisini kendisi üreten, doğaya zarar vermeyen, israf etmeyen , tüketici değil üretici bir okulda çalışmak hayalimdi. Bahar çalışmalarında bunun en somut halini gördüm. Çocuklar evlerinden meyve kabukları getirdiler, kompost makinesinin tüm çilesine rağmen onu toprağa dönüştürdük, sonra o toprakla sebze ektik ve üretime geçtik. Bu döngü içerisinde doğaya aykırı olan, hiçbir şey yoktu.  Tamda hayalimdeki gibi.

Ben öğretmenliğe başlarken, eğitim derslerinde öğrendiğimiz Köy Enstitülerindeki felsefeyi yapabileceğim bir yer olmasını çok istemiştim. Yolum düşer mi bilmiyorum ama bi gün köy okullarında da çalışmak istiyorum. Matematiği  ağaç dallarını sayarak öğrensin, sanatı mısır koçanlarından yapsınlar.. Köylerinde ne yetişiyorsa onu üretsinler, onu üretirken anatomisini öğrensinler, Türkiyenin endemik bitkilerinin listesini çıkarsınlar.  Güne doğa yürüyüşü ile başlasınlar, ilkokuldan iki enstrüman öğrenerek ayrılsınlar. Bunu bir projenin girişi olarak sayıyorum şimdilik, nasip olar mı bence olar J


 Hı bir de bahsetmeyi unutmuşum, bizim bu süreçte çok güzel bir ekoloji panomuz oldu. 1. ve 2. snıflar bitki broşürü tasarladılar, bitkinin çiçek, gövde, yaprak ve kök kısımlarını belirtip içlerine görevlerini yazdılar. 3. ve 4. sınıflar ise taç ve çanak yaprak terimlerini de öğrenip kendi bitkilerini tasarlayıp üzerine kısımlarını yazdılar :)
Ekoloji panomuz

Mart 30, 2016

Baharda Neler Yapalım-1

21 Mart itibariyle ülkemizde bahar mevsimi başladı diyebiliriz. Baharın başlaması, tomurcukların ortaya çıkışı, doğada gördüğümüz değişimler fen dersi için önemli veri özelliği taşıyor aslında. Madem öyle bu mevsimden iyice bir yararlanmak lazım diye düşünüyorum bende.

Bahar mevsimiyle birlikte yapılabilecek en güzel şey bu değişimi göstermek amacıyla bir ormana ya da koruya gitmek. Yakınımızda bulunan bol ağaçlı bir park da bize pek çok bilgi sunabilir ( tabi önceden gidip bi kontrol etmek lazım yine de) Birlikte gittiğiniz yaş grubuna göre sorularınız ve yaptığınız sorgulamalar değişir elbette. Daha miniklere yaprakların renginden, şekil benzerliklerinden ve farklılıklarından, önceki mevsimi düşünerek baharda neler değiştiğinden bahsedebilirsiniz.
                -Kışın ağaçlar nasıl gözükür?
                -Her ağaç kahverengi midir? ( kışın da yeşil kalan ağaçlara dikkat çekilir)
                -Ağaçların yaprakları birbirine benziyor mu? (geniş – iğne yapraklı ayırt edilmesi)
                -Orman kimlerin evidir? Bir ağaç kimlere yuva olabilir? ( özellikle kemirilmiş meşe palamudu görürseniz bu sizin için iyi bir kanıt olabilir, sincabın çokta uzakta olmadığını iddia edebilirsiniz.)
                -Ağaçların insanlara yararı ne olabilir ( besin ve oksijen bahsedilebilir)
                -Ağacın yaşını hesaplayabilir misiniz? ( eğer kesilmiş bir ağaç varsa halkalarını sayabilirsiniz, aksi durumda etrafını metre ile sarın, çıkan sayıyı 2.5 e bölün. Yaklaşık da olsa ağacın yaşını bulabilirsiniz ;) )

Bu süreçte kazandıracağımız önemli özelliklerden biri de Tabiat Defteri alışkanlığıdır bence. Bulunduğunuz bölgede biraz soluklanıp, bir yaprağı ya da ağacı ya da mümkünse bir çiçeği önce çizmek ardından özelliklerinden bahsetmek = işte bu kadar kolay. Bu anlamda yurt dışında pek çok kitap var. Gözlem becerisine oldukça önem veriyorlar. Çünkü doğadaki bir canlıyı gözlemlemek pek çok bilişsel ögeyi içinde barındırır. Dikkat gerekir, kısa süreli belleği çalıştırmak gerekir, ince motor kaslarını geliştirir. Bunu yaparken toprağa dokunmak onunla iç içe olmak da ayrıca psikolojik rahatlama sağlar. Psikoloji alanıyla ilgili bir uzmanlığım yok ama katıldığım tüm seminerlerde ve okuduğum tüm kitaplarda insanın doğayla bir arada olmasını, bulutları izlemesini, kuşların denizin sesini dinlemesini faydalı şeyler olarak görürler.

Konuya geri dönmek gerekirse, tabiat defteri ile ilgili bir örnek paylaşabilirim sizinle. He bu arada, çocuklara bu beceriği kazandırmak çok da zor olmadı ( ben de şaşkınım, nasıl bu kadar kolay oldu :D ) Çocuklara biraz biomimikriden bahsettim. Günümüzde pek çok teknoloji ürününün aslında canlılardan esinlendiğini söyledim ve birkaç örnek paylaştım. Dolayısıyla doğayı gözlemlemenin çok önemli bir beceri olduğunu söyledim. Gözlemleri bir deftere kaydetmenin önemini ise onlar kendisi buldu. Unutmamak için J - Bazen çocukların eşref saatine denk geliyor bence :D –


Biomimicry örnekleri;
                  


Kitaplar ise baharda yararlanacağımız diğer önemli kaynaklar.. Ben şahsen pek çok çocuk kitabı okudum ama istediğimi tam bulamadım. Çok fazla bilgi içeriyor genelde bilim kitapları. Çocukları biraz hayattan uzaklaştıracak, biraz hayal gücü katacak kitap sayısı oldukça az. Ben bir tane buldum. Evini Arayan Ardıç Tohumu kitabı , bir tohumun İstanbul’un çeşitli semtlerinde gezişini ve bir yuva arayışını anlatıyor. Ağaçlar konuştukça hem bilgi veriyor, hem de hikaye tadında geçiyor. Ben tavsiye ederim siz de biraz deneyin J



Anasınıflarında da yaptığım süreci de bir sonraki yazıda anlatayım, burayı çok uzattım J Baharla ve sevgiyle kalın **