londra gezgini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
londra gezgini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Nisan 14, 2017

Kavuştuğum hayallerim, kavuşacaklarıma olan inancım..


Küçükken hiç böyle kitaplarım olmamıştı. Böyle büyük, resimli, kalın kapaklı ..O zamanlarda severdim kitap okumayı ama kitap dediğimiz şey de pahalıydı ne yapalım.

Geriye dönünce zihnimde secrenshotlar beliriyor o zamanlara dair. Mesela bi eniştem vardı, kuponlar biriktirip kitap alabiliyordu ama benim okumaya geçtiğim vakitlere yetişmemişti sanırım onlar. Sonra diğer kuzenime bi set kitap getirdiğini görmüştüm. İlk okuma kitabı gibi bişeydi, yeşil kapaklı bi kitap seti.. Ülkeye gizlice sokulmuş kaçak bi eser gibi hızlıca eve sokulmuştu.. : )

Bir tatide karneyi aldıktan sonra annem “Ayşegül tatilde” kitabını almıştı. Resimlerine, konusuna hayran olmuştum, evirip çevirip okumuştum onu. O zamanki oturduğumuz evin önünde incir ağacının altında, amcamın tahtalardan yaptığı iskemlenin üzerinde tekrar ve tekrar okudum..

Her zaman ve çok sayıda kitap alamayınca, yaşıtım bir arkadaşımla kitaplarımızı değiştirmiştik bir defasında. Onun kitabı çok güzeldi. Ördeklerle ilgili bi kitaptı. Sayfaları da ördek şeklinde kesilmişti. Büyülenmiştim. (O zamanlar da yaratıcılık ve estetik beni etkiliyormuş ^.^) Çok tatlı bir deneyimdi benim için.

Uzaktan bir akrabamız vardı, komşumuzdu aynı zamanda. O da severdi kitapları (hala da sevdiğini düşünüyorum.) Onun da üç boyutlu bir kitabı vardı. Böyle sayfayı açınca o dünyanın içine doğru seni çeken kitaplardan. O kadar hoşuma gitmişti ki.. O kitabı açışımı, tekrar kapatışımı, tekrar açışımı, kağıtların nasıl kıvrılarak içine girdiğini seyretişimi hepsini hatırlıyorum. Oradaki heyecan ve şaşkınlığımı da.

Bi başka yaz yine, annemle kırtasiyede bir şeyler almak için girmiştik. Çekingen ve korkak gözlerime çok dayanamamıştı sanırım bi kitap almama izin vermişti. Sonra “Küçük Kemancı” adında bir kitabı almıştım. Konusunu hiç hatırlamıyorum hatta bıraktığı etkiyi de hatırlamıyorum ama bir etki bıraktığını biliyorum. Sanırım bu kitabı aldığımda 10 yaşında falandım.. 19 yaşında  keman çalmaya başlamıştım.


Kitaplara erişmek istediğimde 8 yaşındaydım. Şimdi 25 yaşındayım, Londra’dayım. En güzel çocuk kütüphanelerinin ve kitaplarının olduğu yerde. Üstelik tüm kitapları okumama iznim ve yetkim var.. Her hafta bir heybe dolusu çocuk kitabıyla geliyorum eve. Kalın kapaklı, renkli, büyük, minicik, üç boyutlu, şekilli ya da düz.. Çeşit çeşit milyonlarca kitap. Ne biliyim, bu sanki ödül değil mi? Teşekkürler Allahım..

Ocak 21, 2017

Kütüphanede Neler Gördüm; Çocuk Literatürü

       
UCL çocuk literatürü bölümündeki heykel
    Londraya gelirken hayallerimden biri çocuk kitapları okumak ve müze gezmekti. Üniversiteye girişimi yaptıktan sonra da ilk kontrol ettiğim yer kütüphane oldu doğal olarak. Umudum biraz da olsa çocuk kitapları bulabilmekti.. Derkeeeennn… Children’s Literature bölümünü görünce pek bir sevindim.


     Kendi üniversitemin kütüphanesini de büyük, kullanışlı ve kaynak yönünden zengin bulurum her zaman. Ama çocuk kitapları bakımından ben pek kaynak görmemiştim, özel bir alan ise zaten yoktu. O yüzden bu alan benim için oldukça faydalı olacak diye düşündüm ve incelemeye başladım

        Kütüphanede çocuk kitaplarına yakın boş bir yer arıyordum. Çok şükür onu da buldum ama bu seferde bilim kitaplarını bulmam zaman alacak diye düşünürken, ne göreyim “how weather Works”, “the seasons” gibi kitaplar. Tabi gözlerimde oluşan kalplere engel olamadım ve hey dostum dedim ne şanslısın mübarek =)) Bilim kitaplarını tam arkama yerleştirmişler, oturduğum yerden aldım kitapları. O kadar seasons ve weather görünce tamam dedim bu konudan başlayabiliriz.

        Konuyla ilgili üç kitabı inceledim, birinin ismi “air” diğerinin ismi “halacoust bus” ve diğeri “facts about weather” Birincisi okuma kitabıydı, daha küçük yaş seviyelerine uygundu, ikincisi bana daha çok öğretmenler için de somut fikirler veren bir kitap gibi geldi. Sonuncusu ise çocuk ansiklopedisi tarzındaydı. Geçmişten günümüze hava durumu ile ilgili kullanılan aletleri gösteriyordu ve bilgiler içeriyordu. Bu yazıda ise sadece birinci kitaba odaklanmak istiyorum.

        Birinci kitabımız olan Air (Hava) den başlayabiliriz. Air basit ve tek cümlelerle yazılmış, bolca resimlerin ve az yazıların olduğu bir kitap. Bu kitapta benim dikkatimi çeken içeriğinden çok son sayfasındaki kitap nasıl okunmalı konusunda yapılan bilgilendirme idi. Çünkü hepimizi kitabı elimize aldığımızda hmmm hoş kapak deyip çeviriyor, ardından da okumaya başlıyoruz. Fakat okumak bu değil aslında. Gittiğim söyleşilerde de duymuştum bunları ama kitabın arkasında yazılması da çok iyi fikir gibi geldi bana. Hadi bakalım neler yazılmış;
               
*Kitabın öncesinde neler yapılmalı;
  • ·         Kapaktaki resim hakkında çocuk ile konuşun, çocuğunuz bu kitap hakkında ne düşünüyor? Hatta başlık hakkında da konuşmalısınız. Ardından bu kitabın biri tarafından yazıldığını belirtin ve yazarın ismini söyleyin. Ayrıca kitaptaki resimlerin de bir başkası tarafından (büyük çoğunlukla) çizildiğini belirtin ve çizerin de ismini okuyun. Bu kısım aslında bir tanışma. Nasıl ki bir insanla tanışırken ismini nereli olduğunu soruyorsunuz, burada da öyle. Önce kitabın ismini ve nereli olduğunu öğreniyoruz :)
  • ·         Kitabı okumadan önce resimler hakkında konuşun. Hatta çocuğunuzun kendi hikâyesini oluşturmasına izin verin. Bu şekilde ön okuma yapmak çocuğunuza konuyu anlaması için yardımcı olacaktır. Kitabı çocuğunuza verin ve onun incelemesi için zaman tanıyın, resimlere baksın. 
  • ·         Resimleri incelerken doğru ya da yanlış olmadığını unutmayın. Çocuğunuzun önerilerini ve fikirlerini kabul edin. Çoğu sizi şaşırtacaktır. Çünkü çocuklar bizden daha yaratıcı varlıklar. İçindeki çocuğu sürekli susturan yetişkinler yaratıcı fikirler de pek geliştiremiyorlar. (  ben susturmamaya çalışıyorum, içindeki çocuk önemli.)
*Kitabın sonrasında neler yapılmalı;
·         Çocuğunuzun kitabı kendi kendine keşfetmesine izin verin. Belki sevdiği resme tekrar tekrar bakacaktır, belki hikayeyi sevdiği oyuncağına anlatacaktır. Bunu nasıl anlattığı konusunda da yanlış yoktur, bırakın dilediği gibi keşfetsin kitabı. Çocuklar tekrar edilen şeylerde huzur bulduğunu hatırlatalım burada. Aynı resime tekrar tekrar bakmak onlar için önemli. (daha önceki waldorf eğitiminde de belirtmiştim, hayatlarındaki rutinler de çocukları sakinleştiren bir etken)


*Kitabı okuma sürecinde neler yapılmalı;
  • Kitabı okurken, çizimler üzerinde konuşmak çocuğunuzun daha çok şey alabilmesini sağlayacaktır. Bu kısımda sayfa ile birebir eşleştirilmiş sorular hazırlamış yazar. İsmindenanlaşıldığı üzere kitap rüzgar ve rüzgar çeşitleri hakkında. Kitabı elde etmemiş olanlar için şöyle toparlayabiliriz;
  1. ·         Buradaki yapraklar neden yere düşmemiş?
  2. ·         Buradaki kız neden şapkasını tutuyor?
  3. ·         Şemsiyeye ne olmuş? Neden böyle olmuş olabilir?
  4. ·         Buradaki çocuk ne yapıyor? Sen hiç uçurtma uçurdun mu?


Sorular devam ediyor, bunu siz de resimlere baktıkça şekillendirebilirsiniz. Mühim nokta çocuğun resmi sorgulaması, düşünmesi, gözlem ve çıkarımlar yapması. Bu da demektir ki kitap okumanın da bir bilimi var :)


Kitabın sonundaki bilgilendirme bu kadardı, ben oldukça faydalı buldum. Hepimiz kitap okuyoruz ama kitaba dokunmuyoruz aslında. En çok da çocukların ihtiyacı var buna. Herşeyi deneyimlemeleri önemli. Resimleri incelemesi, çıkarımlar yapması, gözlemini aktarması, yaratıcılığını kullanıp yeni hikayeler oluşturması bunlar arasında sayılabilir. Eğer kitabın içine girersek, kitaptan daha çok faydalanmış olacağız. Sadece okumanın bile müthiş haz bıraktığını ve çocuk gelişimine faydası olduğunu düşündükten sonra deneyimle bunu arttırmanın etkisini hayal bile edemiyorum.
Geliştiren anne, baba ve öğretmenlerimize sevgilerimle..